Sonbahar ve kış aylarında tezgâhlarda yerini alan kestaneyi seçerken yalnızca büyüklüğüne ve parlak görünümüne bakmak yeterli değil. Dışarıdan sağlam görünen bazı kestaneler içten kurumuş, boşalmış veya böcek zararına uğramış olabiliyor. Alışveriş sırasında kabuğun durumu ve kestanenin ağırlığı, doğru seçim yapmak için önemli ipuçları veriyor.
Kabuğundaki küçük delikler uyarı işareti..
Kestane seçerken öncelikle kabuğun yüzeyi kontrol edilmeli. Küçük ve yuvarlak delikler, böcek zararının belirtisi olabiliyor. Çatlak, küflenmiş, yumuşamış veya belirgin şekilde buruşmuş kestanelerin de tercih edilmemesi öneriliyor.
Ancak kabuğun parlak olması tek başına ürünün taze ve kaliteli olduğunu göstermiyor. Bu nedenle seçim yaparken dış görünümün yanı sıra sertlik ve dolgunluk da dikkate alınmalı.
Aynı boyuttaki kestaneler arasında ağırlık farkına bakın..
Kestanenin iri olması, içinin dolu olduğu anlamına gelmiyor. Benzer büyüklükteki kestaneler karşılaştırıldığında daha ağır ve dolgun hissedilenler, iç yapısının daha iyi olduğuna dair ipucu verebiliyor.
Ele alındığında hafif gelen, kabuğu iç kısmından ayrılmış gibi hissedilen veya sallandığında içinde boşluk olduğu anlaşılan kestaneler kurumuş olabilir. Bu nedenle yalnızca büyük olanları seçmek yerine ağırlık ve kabuk özelliklerini birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Satın aldıktan sonra nasıl saklanmalı?
Kestane, yüksek nem içeriği nedeniyle uzun süre oda sıcaklığında bekletildiğinde kuruma ve küflenme riski taşıyor. Bu nedenle satın alınan kestanelerin buzdolabında, hava alabilen bir ambalaj içerisinde muhafaza edilmesi öneriliyor.
Yıkama işleminin saklamadan önce değil, pişirmeye yakın zamanda yapılması gerekiyor. Küflenmiş, kötü kokan veya belirgin şekilde bozulmuş kestaneler tüketilmemeli. Sağlam görünenler de pişirilmeden önce yeniden kontrol edilmeli.
