Bize iyi gelmeyen insanlardan kopmaktan mı zorlanıyoruz..

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hayatımızda bazı insanlar vardır; yanlarında kendimizi huzurlu hissetmeyiz, sürekli hayal kırıklığı yaşarız ya da ilişki içerisinde kendimizden bir şeyler kaybettiğimizi fark ederiz. Buna rağmen o kişiden uzaklaşmak kolay olmayabilir.

Bazen bir ilişkinin bize iyi gelmediğini bilmek, ondan kopmak için yeterli değildir. Çünkü insan ilişkileri yalnızca mantıkla kurulmaz. Duygular, alışkanlıklar, geçmiş deneyimler, beklentiler ve kaybetme korkusu da kararlarımız üzerinde etkili olabilir.

Alışkanlıklar Kopmayı Zorlaştırabilir

Bir insan hayatımızın önemli bir parçası haline geldiğinde, onunla kurduğumuz düzen de alışkanlığa dönüşür.

Gün içinde mesajlaşmak, birlikte zaman geçirmek, sorunları paylaşmak veya belirli rutinleri sürdürmek zamanla hayatın normal bir parçası haline gelir.

İlişkinin bize iyi gelmediğini fark etsek bile bu düzeni değiştirmek zor gelebilir. Çünkü bazen özlediğimiz şey kişinin kendisinden çok, onun hayatımızdaki yeridir.

Güzel Anılar Kararlarımızı Etkileyebilir

Bize iyi gelmeyen bir insanla yaşadığımız her şey kötü olmayabilir.

Güzel anılar, birlikte geçirilen özel zamanlar ve ilişkinin başlangıcındaki olumlu dönemler, yaşanan sorunların önüne geçebilir. İnsan zaman zaman “Eskiden böyle değildi” veya “Belki yeniden düzelir” düşüncesine kapılabilir.

Bu nedenle geçmişte yaşanan güzel anılar, bugün yaşanan sorunları değerlendirmeyi zorlaştırabilir.

Değişeceğine Dair Umut Besleyebiliriz

Kopmayı zorlaştıran nedenlerden biri de karşımızdaki kişinin değişeceğine yönelik beklentidir.

“Biraz zaman geçsin düzelir”, “Beni gerçekten anlarsa değişir” veya “Bu son kez oldu” gibi düşünceler ilişkiyi sürdürme kararını etkileyebilir.

Ancak bir insanın potansiyeline değil, mevcut davranışlarına bakmak önemlidir. Değişim ancak kişinin kendi isteği ve çabasıyla gerçekleşebilir.

Yalnız Kalma Korkusu Devreye Girebilir

Bazı insanlar için ilişkiden ayrılmak, yalnız kalma ihtimaliyle yüzleşmek anlamına gelir.

“Ya bir daha kimseyi bulamazsam?”, “Ya pişman olursam?” veya “Onsuz ne yapacağım?” gibi düşünceler, kişinin kendisine iyi gelmeyen bir ilişkide kalmasına neden olabilir.

Oysa yalnız kalma korkusuyla bir ilişkinin içinde kalmak ile gerçekten o ilişkiyi istemek aynı şey değildir.

Verdiğimiz Emeği Bırakmak Zor Gelebilir

İlişkiye zaman, emek ve duygusal yatırım yaptığımızda onu sona erdirmek kolay değildir.

İnsan bazen “Bunca şeyi boşuna mı yaşadım?” diye düşünebilir.

Fakat geçmişte verilen emek, gelecekte aynı ilişkinin sürdürülmesi gerektiği anlamına gelmez. Bir ilişkinin bitmesi, içinde yaşanan her şeyin değersiz olduğu anlamına da gelmez.

Kendimizi Suçlayabiliriz

İlişkilerde sorun yaşandığında kişi bazen bütün sorumluluğu kendisine yükleyebilir.

“Ben daha anlayışlı olsaydım”, “Ben biraz daha sabretseydim” veya “Belki sorun bendedir” düşünceleri, sağlıksız bir ilişkinin sürdürülmesine neden olabilir.

Elbette her ilişkide kişinin kendi davranışlarını değerlendirmesi önemlidir. Ancak bir ilişkinin sorumluluğu tek bir kişiye ait değildir.

Sevgi Her Sorunu Çözmeyebilir

Birini sevmek, o ilişkinin mutlaka sağlıklı olduğu anlamına gelmez.

Sevgi ile güven, saygı, iletişim ve sınırlar birbirinden farklı kavramlardır. Bir kişiyi çok sevmemize rağmen onunla kurduğumuz ilişkinin bize zarar verdiğini fark edebiliriz.

Bu nedenle “Onu seviyorum” ile “Bu ilişki bana iyi geliyor” sorularının cevapları her zaman aynı olmayabilir.

Peki Bir İlişkinin Bize İyi Gelmediğini Nasıl Anlarız?

Tek bir tartışma veya kötü gün, bir ilişkinin sağlıksız olduğunu göstermeyebilir. Ancak bazı davranışlar sürekli hale geliyorsa kişinin kendisini sorgulaması gerekebilir.

Örneğin:

  • Sürekli kendinizi değersiz hissediyorsanız,
  • İlişki nedeniyle sürekli kaygı yaşıyorsanız,
  • Kendi ihtiyaçlarınızı sürekli geri plana atıyorsanız,
  • Karşınızdaki kişiyi memnun etmek için kendiniz olmaktan uzaklaşıyorsanız,
  • Sorunlar konuşulmasına rağmen sürekli aynı şekilde devam ediyorsa,
  • İlişkinizde saygı ve güven duygusu giderek azalıyor ise,

ilişkinin size nasıl hissettirdiğini daha dikkatli değerlendirmek önemlidir.

Kopmak Her Zaman Bir Anda Gerçekleşmez

Bir ilişkiden uzaklaşmak bazı insanlar için tek bir kararla gerçekleşirken, bazıları için daha uzun bir süreç olabilir.

Önemli olan kişinin kendi sınırlarını fark etmesi, ilişkinin kendisinde oluşturduğu etkiyi değerlendirmesi ve kararlarını yalnızca kaybetme korkusuyla vermemesidir.

Eğer ilişkide psikolojik veya fiziksel şiddet, tehdit, baskı ya da ciddi kontrol davranışları varsa konu yalnızca “ilişkiyi bitirip bitirmemek” değildir. Böyle durumlarda kişinin güvenliğini önceliklendirmesi ve gerektiğinde profesyonel destek alması önemlidir.

Kendimize Şu Soruları Sorabiliriz

Bazen cevap, karşımızdaki insanı değiştirmeye çalışmak yerine kendimize doğru soruları sormakta saklıdır:

Bu insanın yanında kendim gibi olabiliyor muyum?

Bu ilişki beni olduğum kişiden uzaklaştırıyor mu?

Yaşadığım sorun geçici mi, yoksa sürekli tekrarlanan bir davranış mı?

Bu ilişkide sevildiğimi ve saygı gördüğümü hissediyor muyum?

Kalmak istiyor muyum, yoksa yalnız kalmaktan mı korkuyorum?

Bu soruların cevapları, ilişkinin bize ne ifade ettiğini anlamaya yardımcı olabilir.

Sonuç

Bize iyi gelmeyen insanlardan kopmakta zorlanmamız her zaman onları daha çok sevdiğimiz anlamına gelmez. Bazen alışkanlıklarımız, geçmişte yaşadığımız güzel anılar, verdiğimiz emek, değişeceğine dair umudumuz veya yalnız kalma korkumuz bizi ilişkide tutabilir.

Bir ilişkiyi değerlendirmek için yalnızca “Onu seviyor muyum?” sorusuna değil, “Bu ilişki bana nasıl hissettiriyor?” sorusuna da bakmak gerekir.

Aydın360 Psikoloji: Bazen birinden uzaklaşmak, onu sevmediğimiz için değil; kendimizi kaybetmemek için verdiğimiz bir karar olabilir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Aydın 360 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!