Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira tespit davalarında kiracının yeni kira dönemi başlamadan taşınmazı tahliye etmesi nedeniyle davanın konusuz kalması durumunda, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin kiraya veren tarafından karşılanması gerektiğine hükmetti.
Karar, kira tespit davalarında mahkeme masraflarının hangi tarafça ödeneceğine ilişkin bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığını gidermeyi amaçlıyor.
Mahkemeler arasındaki görüş ayrılığı giderildi
İstanbul, Bursa, Antalya ve Sakarya bölge adliye mahkemelerinin hukuk daireleri, kira tespit davası devam ederken kiracının taşınmazı boşaltması halinde yargılama giderlerinin kime yükletileceği konusunda farklı kararlar veriyordu. Uyuşmazlık, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu aracılığıyla Yargıtay’a taşındı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira tespit davasının yeni kira dönemi başlamadan açılabileceğini, ancak kiracının yasal hakkını kullanarak yeni dönem başlamadan taşınmazı tahliye etmesi halinde davanın konusuz kalabileceğini belirtti.
Kiracının sözleşmeyi yenilememe hakkı bulunuyor
Kararda, kiracının kira sözleşmesinin süresinin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi yenilememe hakkına sahip olduğu hatırlatıldı.
Kiracının bu hakkını kullanarak yeni kira dönemi başlamadan taşınmazı boşaltması halinde, davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğinin kabul edilemeyeceği ifade edildi. Bu nedenle kiracının yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağına hükmedildi.
Yargıtay ayrıca, ev sahibinin kira tespit davası açma hakkının bulunmasının, açılan davanın her durumda haklı olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Karar kira tespit davalarıyla sınırlı
Karar, kiracının yeni kira dönemi başlamadan taşınmazı yasal süresi içinde tahliye etmesi ve bu nedenle kira tespit davasının konusuz kalması durumuna ilişkin. Dolayısıyla tüm kira uyuşmazlıklarında mahkeme masraflarının otomatik olarak ev sahibine yükleneceği anlamına gelmiyor.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu doğrultuda giderilmesine karar verdi.
