Sivas’taki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın tavanında insan yüzünü andıran bir silüet görüntülendi. 41 yıl önce caminin kapılarındaki namaz kılan insan gölgelerini fotoğraflayan gazeteci Sirer Doğan, bu kez şifahanenin tavanındaki erkek figürünü kayıt altına aldı. Silüetin yapıyı yaptıran Ahmet Şah’a ait olabileceği öne sürüldü.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve yaklaşık 800 yıllık geçmişe sahip Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, yeni bir keşif iddiasıyla gündeme geldi.
Sivaslı gazeteci Sirer Doğan, tarihi yapının darüşşifa bölümündeki tavan işlemelerini incelerken dikkat çekici bir ayrıntı fark etti. Girişte belirli bir noktadan bakıldığında ortaya çıkan görüntünün, insan yüzünü andıran bir erkek silüeti olduğu görüldü.
Çekik gözleri, belirgin elmacık kemikleri ve aşağı doğru uzanan bıyıklarıyla dikkat çeken figür, Doğan tarafından fotoğraflandı.
41 YIL SONRA YENİ BİR AYRINTIYI GÖRÜNTÜLEDİ
Gazetecilikte 55 yılı geride bırakan Sirer Doğan, 41 yıl önce Divriği Ulu Camii’nin kapılarında güneş ışığının oluşturduğu ve namaz kılan insanları andıran gölgeleri fotoğraflamıştı. Söz konusu görüntüler, daha sonra Japon araştırmacıların çalışmalarıyla uluslararası alanda da tanınmıştı.
Tarihi yapıya yönelik ilgisini sürdüren Doğan, son restorasyonun ardından yaptığı incelemelerde bu kez darüşşifanın tavanındaki silüeti fark etti.
SİLÜET AHMET ŞAH’A MI AİT?
Doğan, tavan işlemelerinde ortaya çıkan erkek yüzünün, camiyi yaptıran Mengücek Beyi Ahmet Şah’ı temsil ediyor olabileceğini düşünüyor.
Darüşşifayı yaptıran Melike Turan Melek’in eşine duyduğu sevgi nedeniyle onun tasvirini yapıya işlettirmiş olabileceğini öne süren Doğan, bu ihtimalin bilim insanları tarafından araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Ancak silüetin bilinçli olarak oluşturulmuş bir portre olup olmadığı ve Ahmet Şah’ı temsil edip etmediği henüz bilimsel olarak doğrulanmış değil.
800 YILLIK TARİHİ ESERİN HER MOTİFİ FARKLI
Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın yapımına 1228 yılında başlandı, eser 1243 yılında tamamlandı. Caminin yapımını Ahmet Şah, darüşşifanın yapımını ise eşi Melike Turan Melek üstlendi. Yapının baş mimarlığını Ahlatlı Hürrem Şah yaptı.
1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan tarihi yapı, Türkiye’den listeye giren ilk eser olma özelliğini taşıyor.
Yaklaşık 10 bin farklı motifin bulunduğu yapıda, taş süslemelerinin birbirinin aynısı olmaması dikkat çekiyor. Sekiz asırlık geçmişine rağmen mimari ayrıntılarıyla araştırmacıların ilgisini çekmeye devam eden eser, ortaya çıkan yeni silüetle yeniden gündeme geldi.
